
Ay'da Kalıcı Üs: NASA'nın Cesur Mimarlık Vizyonu
NASA, Artemis II'nin ardından Ay'da kalıcı yaşam için yeni bir mimari plan açıkladı. Aşırı sıcaklıklar, …

NASA, Artemis II'nin ardından Ay'da kalıcı yaşam için yeni bir mimari plan açıkladı. Aşırı sıcaklıklar, …





Piyon Co.'nun sunduğu tüm tasarım disiplinlerine genel bir bakış. Fikirden üretime tam kapsamlı çözüm ortağı.
Hizmetleri KeşfetSWOT analizi, kurumsal kimlik, web sitesi ve fiziksel ürün/endüstriyel tasarım ile markanızı bir sisteme dönüştürüyoruz.
Yol Haritasını İnceleLogo, kurumsal kimlik, sosyal medya ve reklam tasarımlarıyla markanızın görsel dünyasını inşa ediyoruz.
Portfolyoyu GörÜrün tasarımından 3D modellemeye, üretime hazır yenilikçi ve fonksiyonel endüstriyel çözümler.
Projeleri İnceleMarkanızın özünü yansıtan, akılda kalıcı ve özgün profesyonel logo tasarım hizmetleri.
Teklif AlHızlı, SEO uyumlu ve kullanıcı odaklı modern web siteleri. Tasarımdan koda eksiksiz çözüm.
KeşfetMarkanıza özel modern, hızlı ve etkileyici web siteleri. Tasarımdan geliştirmeye her şey tek çatı altında.
Keşfet

Bir yaprağın döngüsünü bozan, ona yeni anlamlar, işlevler, fikirler, düşünceler katanlarız. Dünyanın ilk tasarımcısı olarak ki Homo Sapienslerden örnek vermek gerekse de pek çok canlı da buna girmektedir. Bir nesneyi şekil değiştirme, yeniden kullanma, ona yeni anlamlar kazandırma, fikir ekleme, daha da önemlisi bir ihtiyacı karşılamak için yapılan eylemlerdir. İnsanlarda bir taşı sivrilterek başlamışlardır, diğer canlılardan egemen olma çabasına. Veyahut bir oyuntu olan boşluğu barınma alanı olarak kullanmaya başlamışlardır, bunlar benzerdir.
Bir çocuğun hayali; boğa yılanının, fili yutmuş olduğunu görebilmesinden, bir kutunun içindeki keçiyi görebilecek kadar da yaratıcıdır. Bizler, yaşları artsa da halen kutunun içindeki keçiyi görebilenlerdeniz. Bizler için halının kenarı, yollar olabilirken; tencere kapağı da direksiyon olabilir. En sevdiğimiz kahveyse; küçükken -şakacıktan- içtiğimiz kahveydi. Sizlere de ikram ettiğimiz hani. Bizler, çocukların hayallerinin kısıtlanmasını istemeyenler olarak yeni bir projeye başlıyoruz.
Deprem, yer kabuğu içindeki kırılmalar sonucu aniden ortaya çıkan enerjinin dalgalar halinde yayılarak geçtikleri ortamları ve yer yüzeyini sarsma olayıdır. Depremler hissedilmeyecek kadar küçük olabildikleri gibi şehirleri yok edebilecek büyüklükte olabilir. Depremler; tsunamilere, kıtaların kaymasına ve volkanik aktivitelere neden olabilir.

Hayvanlar Ormanı Kurtarıyor adlı bu çocuk kitabı, sürdürülebilirliği anlamak ve uygulamak konusunda ilham verici bir hikaye sunuyor. Kitap, yemyeşil bir ormanda yaşayan hayvanların çevrelerindeki değişiklikleri fark etmesi ve ormanlarını kurtarmak için sürdürülebilir alışkanlıklar edinmeleri gerektiğini öğrenmeleri üzerine odaklanıyor. Kitapta, hayvanların ormanlarını korumak için nasıl bir araya geldikleri ve birbirlerine yardım ettikleri gösteriliyor. Bu güzel resimli kitap, çocuklara sürdürülebilirliğin önemi hakkında farkındalık kazandıracak ve onlara hayvanların nasıl doğayı koruduğunu öğretecek. Keyifle okumanızı dileriz.
1919'da Walter Gropius, Bauhaus'un kapılarını, okulun “yaş veya cinsiyet ne olursa olsun iyi üne sahip herhangi bir kişiyi kabul edeceği... [daha narin cinsiyet ile daha güçlü cinsiyet arasında] hiçbir fark yoktur” diye devam etti. Okulların cinsiyete göre ayrıldığı ve kadınların akademik ve sanatsal vesayetlere erişiminin düzenli olarak reddedildiği bir zamanda, böyle bir görevin cazibesi güçlüydü. Gerçekten de, Gropius ve ustalar konseyinin beklediğinden daha güçlüydü. Okul kapılarını açtığında, kuruluş duyurusu erkeklerden çok kız öğrenci çekmişti.
İnsanlık, tarihi boyunca belli devletlerin, imparatorlukların yönetimi altında yaşamını sürdürmüştür. Zaman zaman bu devletlerin karıştığı savaşlar, olaylar bazı topraklarda söz sahibi olmalarına olanak sağlamıştır. Söz sahibi olunan bu toprakları benimseme sürecinde küçük koloniler yerleştirilerek yerel halkın asimilasyonu hedeflenmiştir. Söz konusu bu asimilasyonda önem arz eden konulardan birkaçı da elbette kolonyal birliklerin siyasi, mimari, sosyolojik anlayışlarıdır. Zamanla değişen coğrafyaya yerel halk da uyum sağlamak zorunda bırakılmıştır. Mimariyi asimile etmek coğrafyayı değiştirmenin en önemli yollarından birisidir.
Doğa, tasarıma ışık tutabilecek düzeyde geniş bir bilgi kaynağı ve dünyanın en önde gelen tasarımcısıdır. Biyomimikri ise tasarımcıların doğayı gözlemleyip prensiplerini öğrendikleri bilinçli bir metoddur. Biyomimikrinin esas amacı, doğanın dilini tasarımcıya tercüme eden bir araç olmaktır. Doğa her zaman, insanların yaşamını geliştirmek istemesi yüzünden ilham aldıkları ve taklit ettikleri bir model olarak hizmet vermiştir.
Endüstriyel tasarımı düşündüğümüzde, onu genellikle modern çağla, özellikle de 18. ve 19. yüzyıllarda dünyayı yeniden şekillendiren Sanayi Devrimi ile ilişkilendiririz. Ancak gerçek şu ki, işlevsel ve estetik açıdan hoş nesneler yaratma sanatı olan endüstriyel tasarım ilkeleri çok eski zamanlardan beri var olmuştur. Tarih öncesi insanlar 'endüstriyel tasarım' terimini kullanmamış olabilirler, ancak onların yarattıkları ve yenilikleri, bugün bizi etkilemeye devam eden tasarım ilkelerine dair derin bir anlayışa sahip olduklarını göstermektedir.
Çevrenin korunması ve kaynakların korunmasına giderek daha fazla odaklanan bir dünyada, ileri dönüşüm her iki konuyu da ele almak için güçlü ve yenilikçi bir yaklaşım olarak ortaya çıkmıştır. Atılan veya kullanılmayan eşyaların yeni, değerli ürünlere dönüştürülmesini içeren bu çevre dostu uygulama sadece atıkları azaltmakla kalmıyor, aynı zamanda yaratıcılığı körüklüyor ve sürdürülebilirliği teşvik ediyor. Bu sayımızda, ileri dönüşümün büyüleyici dünyasını, faydalarını, yöntemlerini ve ilham verici örneklerini keşfedeceğiz.
Tasarım sizin için ne ifade ediyor? Çizim yapmak mı? Süreç mi? Eskizler ve karalamalar yapmak gibi basit düşüncelere sahipseniz; yanılıyorsunuz. Tasarım bir düşünme biçimidir. Buna yabancılar Design Thinking der. Türkçesi daha güzeldir. Tasarım bir anlatıdır, bir öğretidir. Bir ifade etme biçimidir. Sanat yapmak gibidir. Kendinden bir şeyler ortaya koymaktır. Öyle bir şeydir ki, insanı yok eden ve var eden bir düşünce ifadesidir.
Doğa ile teknolojinin kesiştiği noktada, grafik tasarımcılar biyofilik prensipleri kullanarak daha etkileyici ve sürdürülebilir görsel kimlikler yaratıyor.

İskandinav tasarımı, 20. yüzyıl ortalarında gelişen çok yönlü bir tasarım paradigmasıdır. Sadelik, işlevsellik ve insan odaklılık temel taşları olan bu yaklaşım, demokratik tasarım kavramını doğurmuştur.
İlk olarak yapay zekayı, zihinlerimizde tanımladığımız şekle bakacak olursak insan benzeri bilişsel yetilere sahip ve bu yetileri ile hayatımızı kolaylaştıran bilgisayarlar olarak genel bir kanıya varmaktayız ki işin içerisine sanat kavramını kattığımızda kafamızdaki bu tanım bir miktar yetersiz kalmaktadır. Günümüzde sanat dünyası ve ana akımdaki belli başlı taraflarca yapay zekâ üretimi sanata, çağdaş sanatın geldiği son nokta şeklinde yaklaşılsa da bu özerk eserleri veya deneyimleri tanımlamak için biraz daha ortalığı alt üst etmek gerekecektir.
İnsan göçü; kişinin ya da bir grubun kalıcı olarak yaşadıkları yeri değiştirmesidir. “İnsan göçü”, göçebeliği (mevsimsel göçü), mevsim işçiliğini, keyfi seyahatleri kapsamaz. İnsan göçü; göç edenlerin hayat standartlarını yükseltmek; savaş, açlık, işsizlik veya siyasi baskı gibi olumsuzluklardan kaçmak adına yaptıkları; zorunlu veya zorunlu olmayan hareketliliktir. Göç, olağan bir insan davranışıdır. Evrimsel olarak kendini korumaya ve hayatta kalmaya çalışmak insan doğasının bir parçasıdır.
Emergency Tent afet sonrası geçici barınma alanlarına kadar ki sürede insanların barınabileceği yaşam ünitesidir. Birim başına tek kişiliktir. İstenildiğinde portatif yatak sayesinde iki kişinin barınabileceği hale gelir. Körüklü makas mekanizması sayesinde kolay kurulumu sağlar. Pek çok çadır veya şişirme barınakların aksine sağlamdır. Kullanıldıktan sonra tekrar kullanılabilir.

Eve gelen kargoların çevreye verdiği zararın farkında mısınız? Bu yazıda, kargolama paketlerine alternatif olarak kullanabileceğiniz bazı çevre dostu paketleme yöntemlerini öğreneceksiniz. Bu yöntemler arasında geri dönüştürülmüş ya da geri dönüştürebilir malzemeler, geri dönüştürülmüş plastik, çevre dostu doldurma malzemeleri ve organik malzemeler bulunuyor. Bu malzemeler hem doğayı hem de insan sağlığını koruyor ve sürdürülebilir bir üretim sağlıyor. Çevre dostu paketleme yaparak hem kendinize hem de gezegenimize bir iyilik yapmış olursunuz.
Bauhaus balesi (Triadische Ballet) 1920’li yıllarda Almanya’da ki Bauhaus okulunun bir parçası olan Bauhaus Tiyatrosu için yazılmıştır. Bu alışılagelmişin dışında olan modern dans türü geometrik şekiller, desenler ve kostümleriyle oldukça ilgi çekmiştir. Tasarımcısı Oskar Schlemmer gösteriyi ‘ Geleneklerin yükü’ olarak tasvir etmiştir. Bu renkli balenin kostümleri hareket etmeyi kısıtlıyacak ve dansçıları neredeyse bir kukla gibi göstericek şekilde tasarlanmıştır. Burda ortaya konulmaya çalışılan fikir dansçıların üstlerinde bulunana tasarımlar ne kadar izin veriyorsa o kadar hareket edebilmeleridir.
Moda tasarımı, sadece giyim kuşam değil, aynı zamanda bir iletişim aracıdır. Moda tasarımı, bireylerin ve toplulukların değerlerini, inançlarını, tutumlarını ve ideallerini yansıtan bir görsel dildir. Moda tasarımı, hem bireysel hem de kolektif bir ideolojik ifade biçimi olarak tanımlanabilir. İdeolojik ifade, bir bireyin veya bir grubun dünya görüşünü, siyasi eğilimlerini, toplumsal konumlarını veya kültürel kimliklerini ortaya koyan bir söylem veya eylemdir.
İnsan uçuşunu sağlamak için kuşların incelenmesi biyomimikrinin erken örneklerinden biridir. Uçan bir makine yaratmakta başarılı olamasa da, Leonardo da Vinci (1452–1519) kuşların anatomisi ve uçuşunu dikkatle gözlemleyen ve gözlemleriyle ilgili çok sayıda not ve çizim yapan biriydi. 1903’te ilk daha ağır havadan uçak uçurmayı başaran Wright Kardeşler de güvercinlerin uçuşundan ilham almışlardı. Kuşların şekli, kanatları ve kuyrukları, hava akımına karşı direnç göstermeden kaldırma kuvveti sağlayan aerodinamik tasarımlara yol açmıştır.
İnsanoğlu kültürel kariyerine keskin bir kesici kenar elde etmek için çok geçici bir girişimle başladı. Evrim yoluyla köpek dişlerini ve güçlü tırnaklarını kaybetmesi, çevresel yardım aramasını gerekli kılmıştır. Kanıtlar, geçici başlangıcın onu yavaş yavaş etkisi altına aldığını göstermektedir. Çevresinden aldığı belirli bir hammaddeyle çalışmayı standartlaştırmakla kalmadı, yavaş yavaş farklı hammaddelerle denemeler yaptı.